Ayıplı mal nedir? Ticari satış nedir?
Ayıp, bir mal veya hizmette bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması, ya da bulunmaması gereken bir özelliğin bulunmasıdır. Maldaki ayıp nedeniyle, maldan beklenen fayda gerçekleşememektedir. Türk Ticaret Kanunu uyarınca, taraflardan birinin tacir olduğu ve tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilen işler, ticari iştir. Ticari satış ise, taraflardan en az birinin tacir olduğu satış sözleşmeleridir. Türk Ticaret Kanunu’nda, hem alıcısı hem satıcısı tacir olan ticari satışlarda ayıplı mal söz konusu olduğunda, ayıp ihbarı için farklı düzenlemeler yer almaktadır.
Ticari satışlarda ayıp ihbarı hangi sürelerde ve nasıl yapılır?
Türk Borçlar Kanunu’nda tüm satış sözleşmeleri için ayıp ihbarı ve bu ihbarları yerine getirdikten sonra alıcının kullanabileceği haklar ve zararlarının giderilmesi yolları belirlenmiştir.
Fakat Türk Ticaret Kanunu ile, iki tarafın da tacir olduğu satış sözleşmelerinde ayıp ihbarı için, Türk Borçlar Kanunu’ndan farklı düzenlemeler öngörülmüştür. Burada dikkat edilmesi gereken husus, bir satış sözleşmesinin ticari satış niteliğinde kabul edilmesi için taraflardan en az birinin tacir olması yeterli iken, Türk Ticaret Kanunu’nda belirtilen ayıp ihbarlarının geçerli olması için tarafların ikisinin de tacir olması gerektiğidir.
Malın ayıplı olduğu ihbarı, ayıbın niteliğine göre şu sürelerde yapılmalıdır:
– Malın ayıplı olduğu teslim anında anlaşılacak türdense 2 gün içinde,
– Malın ayıplı olduğu teslim anında açıkça belli değilse teslimden itibaren 8 gün içinde inceletmekle ve bu inceleme sonucunda ayıplı olduğu anlaşılırsa bu süre içerisinde,
– İnceleme sonucu ortaya çıkmayacak bir ayıp söz konusu ise gizli ayıp söz konusu olacak ve ayıp ihbarı derhal yapılacaktır.
Ayıp ihbarı mutlaka yazılı olarak yapılmalıdır. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça telefon ile, sözlü olarak, e-mail ile yapılan ihbarlar geçersizdir.
Ağır kusur durumunda ayıp ihbarı zorunlu mu?
Satıcının ağır kusurlu olduğu durumlarda satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz.
Satıcının ağır kusurlu olup olmadığı mahkemece olayın durumuna göre belirlenir.
Ayıp ihbarı süresinde yapılmazsa ne olur?
Ayıp ihbarı süresinde yapılmaz ise ayıplı mal, ayıp ile birlikte kabul edilmiş sayılır. Bu nedenle alıcı, malın ayıplı olduğunu ileri süremez, malın ayıplı olması nedeniyle uğradığı zararın giderilmesini veya mal için ödediği bedelin kendisine iadesini isteyemez.
Ayıp ihbarında zamanaşımı
Ayıp ihbarı sözleşme ile aksi kararlaştırılmayan her durumda malın alıcıya devrinden itibaren, taşınır satışlarında 2 yıl, taşınmaz satışlarında 5 yıl içerisinde yapılmak zorundadır. Bu sürelerin geçmesinden sonra artık ayıp ihbarın bulunulamaz ve malın ayıplı olduğu ileri sürülemez. Fakat satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.
Ticari satışlarda ayıplı mal alan tacirin hakları nelerdir?
Ticari satışlarda ayıplı mal satın alan tacirin hakları, adi satışlarda geçerli olan seçimlik haklar ile aynıdır. Sadece ticari satışlarda, bu hakları kullanmak için gerekli olan ihbarın süreleri farklıdır. Ticari satışlarda ayıplı mal satın alan tacirin hakları için, ayıplı mal satın alan alıcının hakları nelerdir? başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz.
İlgili Yargıtay kararları
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2014/680 E. 2013/18422 K. sayılı kararı
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının davaya konu otomobili davalılardan … San Tic Ltd Şti’den 29/06/2011 tarihinde satın aldığı, aracın satın alındıktan bir ay sonrasında tavan sacındaki boyalarda atmanın meydana geldiği, bu hususun davacı tarafından anlaşılması üzerine davacının yasada belirtilen süre içerisinde işbu davayı açtığı, bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere araçtaki boya kalkmalarının fabrikanın boya prosesinden kaynaklanan hatalar nedeniyle oluştuğu ve imalat hatası olduğu, söz konusu ayıptan davalıların üretici firma ve satıcı firma sıfatlarıyla sorumlu oldukları, davacının seçimlik hakkını BK 203 maddesi uyarınca satılanın yenisi ile değiştirilmesine yönelik olarak kullanmış olduğu belirtilerek, davanın kabulü ile, davaya konu … cinsi aracın aynı nitelikte yenisi ile değiştirilmesine karar verilmiş, hüküm davalı …AŞ. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, ayıplı mal satıldığı iddiasından kaynaklanmaktadır. Taraflar tacir olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sy. TTK’ nın 25/3. maddesinde öngörülen ayıp ihbar süreleri üzerinde durulup değerlendirilmeden ve bu konuyla ilgili olarak servis kayıtları getirtilip incelenmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2015/8094 E. 2015/12630 K. sayılı kararı
Aracın, satıcı tarafından sağ yan, tavan kenar direği ön kısmının değişim yapılarak, yeni araç şeklinde satımının yapılması TBK 225. maddede düzenlenen “satıcının ağır kusuru”nun sonuçlarını doğurur. Aynı maddede, “ağır kusuru olan satıcı, satılandaki ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu ileri sürerek, sorumluluktan kısmen de olsa kurtulamaz. Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir.” denilmiştir.
Ağır kusur (iğfal) halinde alıcı, ticari satımdaki ayıp ihbar sürelerine uyulmaksızın, kanundan doğan haklarını kullanabilir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2015/5982 E. 2015/15327 K. sayılı kararı
Davacı satış faturasına dayalı olarak icra takibi başlatmış, davalı itirazında malları teslim aldığını kabul ederek ayıplı mallardan dolayı ihbarda bulunduklarını belirterek borca itirazda bulunmuştur. Davalı savunmasında satış konusu malların ayıplı olduğunu, müşterilerden dönen ayıplı mallar nedeni ile derhal ihbarda bulunduklarını malların halen kendilerinde bulunduğunu savunmuşlardır. TTK 23/1-c maddesinde ayıplı mal hakkında alıcıya ihbar yükümlülüğü getirilmiştir. Alıcı muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeden satıcıdan mal bedeli konusunda istemde bulunamaz. Davalı alıcı, ihbarda bulunduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır. Davalı tarafından dosyaya ihbarda bulunulduğuna dair belge sunulamamış, davalı tanık dinlenmesine açıkça rıza göstermemiştir. Mahkemece kanıtlamayan ayıp ihbarı nedeni ile davacının alacak miktarının hesaplanması için inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.