Ayıplı mal satın alan alıcının hakları nelerdir?

Ayıplı mal nedir?

Ayıp, bir mal veya hizmette bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması, ya da bulunmaması gereken bir özelliğin bulunmasıdır. Ayıplı mal nedeniyle, maldan beklenen fayda gerçekleşememektedir.

Satıcının ayıplı maldan sorumluluğu

Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı, bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur.

Satıcının ağır kusurlu olduğu durumlarda satıcı, ayıp ihbarının süresinde olmadığını öne sürerek sorumluluktan kurtulamaz ve ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

Hayvan satışlarında satıcı, yazılı olarak üstlenmedikçe veya ağır kusuru olmadıkça ayıptan sorumlu olmaz.

Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse sorumlu olur.

Ayıplı mal satın alan alıcı öncelikle ne yapmalıdır?

Ayıplı mal satın alan alıcı öncelikle süresinde ayıp ihbarında bulunmalı, satın aldığı malın ayıplı olduğunu satıcıya bildirmelidir. Alıcı ve satıcının tacir olduğu ticari satışlarda ayıp ihbarı farklı olup; konu ile ilgili ticari satışlarda ayıplı mal ve ihbar süresi başlıklı yazımıza göz atabilirsiniz. Aynı şekilde alıcının tüketici olduğu durumlarda da ayıptan sorumluluk ve ayıp ihbarı farklı olup; bu yazımızda özel kanunlarda düzenlenmeyen, genel nitelikteki satımlar konu edilmiştir.

Ayıp ihbarı ne zaman ve nasıl yapılmalıdır?

Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkan bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Uygun sürenin ne kadar olduğu mahkemece somut olayın durumuna göre belirlenir. Bu nedenle satın alınan mal mümkün olduğunca kısa sürede incelenmeli ve malda ayıp tespit edilirse mümkün olduğunca kısa sürede satıcıya bildirilmelidir.

Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde (örneğin ancak bir uzmanın incelemesi ise tespit edilebilecek ayıp halinde), bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.

Ayıp ihbarının nasıl yapılacağı kanunumuzda belirtilmemiştir. Fakat ortaya çıkabilecek bir uyuşmazlıkta ispat kolaylığı sağlaması açısında noter kanalıyla yapılması tavsiye edilmektedir.

Ayıp ihbarında zamanaşımı

Ayıp ihbarı sözleşme ile aksi kararlaştırılmayan her durumda malın alıcıya devrinden itibaren, taşınır satışlarında 2 yıl, taşınmaz satışlarında 5 yıl içerisinde yapılmak zorundadır. Bu sürelerin geçmesinden sonra artık ayıp ihbarın bulunulamaz ve malın ayıplı olduğu ileri sürülemez. Fakat satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.

Ayıplı mal satın alan alıcının seçimlik hakları nelerdir?

Yukarıda açıklandığı üzere, satıcının ayıptan sorumlu olmadığı bir durum söz konusu değilse ve ayıp ihbarı da yapılmışsa, alıcı şu seçimlik haklarını kullanabilir ve bu hakların yanında uğradığı zararların tazminini isteyebilir:

1- Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme

Sözleşmeden dönme hakkı kullanıldığında, taraflar ellerinde bulunanı iade etmek zorundadır. Bu durumda alıcı satın aldığı malı satıcıya, satıcı da aldığı satım bedelini alıcıya iade eder ve tarafların durumları satım sözleşmesi yapılmadan önceki hale getirilir. Fakat mahkeme, alıcının dönme hakkını kullanmasının haksızlık yarattığına kanaat getirirse, satılanın onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebilir.

Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.

2- Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme

Alıcı, maldaki ayıbın parasal değeri oranında, kararlaştırılan satış bedelinden indirim talep edebilir. Bu durumda satım konusu mal, alıcıda kalmaktadır.

3- Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme

Bu hak kullanıldığında satıcı tüm onarım masraflarını öder. Fakat bunun için onarımın aşırı masraflı olmaması gerekmektedir. Tabi bu hakkın kullanılabilmesi için maldaki ayıbın onarılabilecek durumda olması gerekmektedir.

4- İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme

Satım konusu mal, ayıpsız benzeri ile değiştirilmeye uygun bir mal ise bu hak kullanılabilir.

Satılanın değerindeki eksiklik satış bedeline çok yakın ise alıcı, ancak sözleşmeden dönme veya satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme haklarından birini kullanabilir.

İlgili Yargıtay kararları

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2009/2490 E. 2010/1349 K. sayılı kararı

Öte yandan somut olayda ileri sürülen ayıbın aracın ön kaputu üzerinde meydana gelen boya çatlağından ibaret olduğu belirtilmektedir. Bu durumda söz konusu ayıbın imalat hatası mı gizli veya açık ayıp mı olduğu irdelenip, bu ayıbın süresinde davalıya ihbar edilip edilmediği dosya içindeki bilgi ve belgeler incelenerek ( servis formları ) belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu yönde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 

Ayrıca dava konusu aracın değişimine karar verildiğine göre herkes aldığını, aldığı şekilde iade etmekle mükelleftir. Aracın davacı elindeyken kaza yaptığı ve bu kaza nedeniyle değerinde eksilme olduğu kuşkusuzdur. Bu yönün de düşünülmemiş olması kabul şekliyle isabetsizdir. Diğer yandan araçtaki ayıbın aracın kullanım emniyetini tehlikeye sokmuyor ve kullanıcıyı mağdur etmiyorsa BK’nun 202/2.maddesi gereğince değişim yerine semenden tenzilat yapılıp yapılamayacağının da karar yerinde tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2009/11760 E. 2010/7618 K. sayılı kararı

Dava konusu aracın bazı kısımlarının mevcut boyasının üstüne tekrar boya çekilmek suretiyle sonradan boyandığı, araçtaki ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu bilirkişi incelemesi sonucunda saptanmıştır. Araçtaki gizli ayıbın satıştan sonra oluştuğuna ilişkin delil bulunmadığına göre aracın satılırken gizli ayıplı olarak satıldığı kabul edilmelidir, Davacı alıcı aracın bir çok yerinde orijinal boya dışında boyalı olan bir aracı kabule zorlanamaz. Mahkemece gizli ayıplı aracın yenisiyle değiştirilmesi gerektiği halde aracın ayıplı değeri ile ayıpsız değeri arasındaki farka hükmedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir. 

İlgili mevzuat

Türk Borçlar Kanunu

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön